Ana Sayfa / Yetişkin / İstanbul
Panik Atak ve Panik Bozukluk
Kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve ölüm korkusu birkaç dakikada zirveye çıkar. Panik atak tehlikeli değildir ama çok korkutucudur; doğru tedaviyle nöbetler seyrekleşir ve biter.

Bir alışveriş merkezinde, trafikte ya da gece yatağınızda hiçbir uyarı olmadan kalbiniz hızla çarpmaya başlar. Nefesiniz daralır, göğsünüz sıkışır, elleriniz uyuşur, başınız döner. İçinizi "kalp krizi geçiriyorum" ya da "aklımı kaybediyorum" korkusu kaplar. Birkaç dakika içinde zirveye ulaşan bu dalga, yarım saat içinde geri çekilir ve geride derin bir yorgunluk bırakır. Acil serviste yapılan tetkikler temiz çıkar. Bu deneyim panik ataktır ve sanıldığından çok daha yaygındır.
Nöbet sırasında bedende ne olur?
Panik atak, beynin tehlike karşısında devreye soktuğu "savaş ya da kaç" tepkisinin, gerçek bir tehlike yokken tam güçle çalışmasıdır. Adrenalin salgılanır, kalp hızlanır, kaslara daha fazla kan gitsin diye nefes sıklaşır. Hızlı ve yüzeysel solumak kandaki karbondioksit dengesini değiştirir; bu da uyuşma, karıncalanma, baş dönmesi ve gerçek dışılık hissine yol açar. Bedenin bu belirtileri yanlış yorumlanınca korku artar, korku arttıkça belirtiler de şiddetlenir. Nöbetin kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşmesi bu yüzdendir.
Panik atak çok korkutucudur ama tek başına bir kalp krizine, bayılmaya ya da delirmeye yol açmaz.
Panik atak ile panik bozukluk aynı şey mi?
Hayatında bir ya da iki kez panik atak yaşayan pek çok insan vardır ve bu tek başına bir bozukluk anlamına gelmez. Panik bozukluktan söz etmek için nöbetlerin beklenmedik biçimde tekrarlaması ve ardından en az bir ay boyunca yeni bir nöbet olacağı korkusunun ya da buna bağlı davranış değişikliklerinin sürmesi gerekir. Kişi artık nöbetin kendisinden çok, "yine olursa" düşüncesinden korkar.
Bu bekleyiş kaygısı zamanla kaçınmayı getirir. Nöbet yaşanan yerlerden, yardım almanın zor olacağı düşünülen kalabalık ya da kapalı alanlardan uzak durulur. Toplu taşıma, köprüler, asansörler, uzun kuyruklar zorlaşabilir. Kaçınma ağırlaştığında kişinin yalnız evden çıkması bile güçleşir. Bu tabloya agorafobi denir ve tedavide ayrıca ele alınır.

Kimlerde ve neden görülür?
Panik bozukluk genellikle genç yetişkinlikte başlar ve kadınlarda biraz daha sık görülür. Ailesel yatkınlık, yoğun stres dönemleri, kayıplar, uykusuzluk, yüksek miktarda kafein ya da uyarıcı madde kullanımı ilk nöbeti tetikleyebilir. Bazı kişiler doğası gereği bedenindeki küçük değişiklikleri daha yoğun fark eder ve daha kaygıyla yorumlar; bu duyarlılık da nöbetlerin tekrarlamasına zemin hazırlar.
Muayenede neler yapılır?
İlk görüşmede nöbetlerin nasıl başladığı, ne sıklıkta yaşandığı, hangi durumlardan kaçınıldığı ayrıntılı olarak konuşulur. Panik atağa benzeyen belirtiler veren tıbbi durumların dışlanması önemlidir: kalp ritim bozuklukları, tiroit hormon fazlalığı, astım ve bazı ilaçların yan etkileri bunların başında gelir. Daha önce yapılmış tetkikler gözden geçirilir, eksik varsa tamamlanır. Kaygı bozuklukları ve depresyon panik bozuklukla sık birlikte görüldüğü için bunlar da değerlendirilir.
Tedavi seçenekleri
Panik bozukluk, tedaviye en olumlu yanıt veren psikiyatrik tablolardan biridir.
Bilişsel davranışçı terapi: Nöbet sırasında yaşanan bedensel duyumların neden ortaya çıktığını anlamak, felaket düşüncelerini sınamak ve kaçınılan durumlara planlı adımlarla geri dönmek terapinin temelini oluşturur. Kişi, belirtileri bilinçli olarak deneyimleyip geçtiğini gördükçe korku gücünü yitirir.
İlaç tedavisi: Bazı antidepresan grupları nöbetleri önlemede etkilidir ve uzun süreli kullanımda bağımlılık yapmaz. Etkileri birkaç haftada belirginleşir. Hızlı etkili sakinleştiriciler bağımlılık riski nedeniyle yalnızca kısa süreli ve sınırlı biçimde kullanılır.
Hafif tablolarda terapi tek başına yeterli olabilir; nöbetlerin sık olduğu ya da kaçınmanın yaygınlaştığı durumlarda iki yöntem birlikte daha hızlı sonuç verir.
Nöbet anında ne yapılabilir?
- Yaşananın bir panik atak olduğunu ve geçeceğini kendinize hatırlatın.
- Burnunuzdan dört saniyede nefes alın, ağzınızdan altı saniyede yavaşça verin.
- Bulunduğunuz yerden kaçmak yerine, mümkünse kalıp dalganın geçmesini bekleyin.
- Çevrenizdeki beş nesneyi sesli ya da içinizden sayarak dikkatinizi şimdiye getirin.
Bu adımlar nöbeti hemen durdurmayabilir, ama süresini ve şiddetini azaltır ve en önemlisi korkunun gücünü kırar. Kâğıt torbaya nefes almak gibi eski yöntemler ise önerilmez; düzenli ve yavaş bir nefes ritmi çok daha güvenli ve etkilidir.
Yakınlar nasıl destek olabilir?
Panik atak yaşayan birinin yanında olmak da zor olabilir. En yararlı tutum sakin kalmak, kişiyi acele ettirmeden nefesini yavaşlatmasına eşlik etmek ve nöbetin geçeceğini hatırlatmaktır. "Abartma, bir şeyin yok" gibi sözler iyi niyetli olsa da kişiyi yalnız hissettirir. Öte yandan her işi onun yerine yapmak ya da korktuğu her yere onunla birlikte gitmek, kısa vadede rahatlatsa da kaçınmayı uzun vadede güçlendirebilir. Tedavi sürecinde yakınların da nasıl davranacaklarını öğrenmeleri, kişinin kendi başına adım atmasını kolaylaştırır. Bu nedenle uygun görüldüğünde bir yakının da görüşmeye katılması önerilir.
Sık sorulanlar
Panik atak kalp krizine dönüşebilir mi?
Hayır. Ancak göğüs ağrısı ilk kez ortaya çıkıyorsa ya da risk etkenleri varsa önce kalp açısından değerlendirme yapılması doğrudur.
Panik bozukluk tamamen geçer mi?
Düzenli tedaviyle büyük çoğunlukta nöbetler sona erer ve kişi kaçındığı yerlere yeniden rahatça gidebilir hâle gelir.
İlaçları ne kadar süre kullanmak gerekir?
Belirtiler geçtikten sonra da genellikle birkaç ay devam edilir; bırakma kararı doktorla birlikte ve yavaş azaltmayla verilir.
Kafein ve sigara nöbetleri etkiler mi?
Yüksek miktarda kafein, enerji içecekleri ve nikotin bedendeki uyarılmışlığı artırarak nöbet eşiğini düşürebilir. Tedavi sürecinde bunları azaltmak genellikle yardımcı olur.
Panik nöbetlerinizi ve sizi kısıtlayan durumları konuşmak için randevu talebi bırakabilirsiniz.
Randevu talebi →Diğer hizmetler
- 01Depresyon TedavisiDepresyon bir irade zayıflığı değil, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa yardım istemek için beklemeye gerek yok.
- 02Anksiyete BozukluğuHerkes zaman zaman kaygılanır. Kaygı günün büyük kısmını kaplıyor, uykuyu ve işi etkiliyorsa artık bir belirtidir ve iyi yanıt veren bir tedavisi vardır.
- 03Bipolar BozuklukCoşkunun ve çöküşün uç noktalar arasında gidip geldiği bir tablo. İyi haber şu: düzenli izlemle dönemler seyrekleşir, hayat yeniden öngörülebilir olur.
- 04Erişkin DEHBDikkat eksikliği çocuklukta kalan bir sorun değildir. Yetişkinlikte unutkanlık, erteleme ve dağınıklık olarak sürer; doğru tanıyla günlük hayat belirgin biçimde kolaylaşır.
- 05Otizm Spektrum BozukluğuOtizm bir hastalık değil, farklı gelişen bir sinir sistemidir. Erken fark edilip doğru desteklendiğinde çocukların iletişim ve bağımsızlık becerileri belirgin biçimde gelişir.
- 06Çocuklarda DEHBYerinde duramayan, ödevini bitiremeyen ya da sürekli dalıp giden bir çocuk "yaramaz" ya da "tembel" değildir. DEHB doğru tanınıp desteklendiğinde okul ve ev hayatı belirgin biçimde rahatlar.
- 07Çocuk ve Ergenlerde KaygıOkul kapısında bırakılmayan eller, her sabah başlayan karın ağrıları, kalabalıkta susan bir genç... Kaygı çocuklarda farklı görünür ama erken desteklendiğinde çok iyi yanıt verir.
- 08Ergenlerde DepresyonErgenlikte depresyon çoğu zaman üzüntü değil, öfke, geri çekilme ve isteksizlik olarak görünür. Erken fark edildiğinde tedaviye iyi yanıt verir.