İçeriğe geç

Ana Sayfa / Çocuk ve Ergen / İstanbul

Ergenlerde Depresyon

Ergenlikte depresyon çoğu zaman üzüntü değil, öfke, geri çekilme ve isteksizlik olarak görünür. Erken fark edildiğinde tedaviye iyi yanıt verir.

Yağmurlu bir öğleden sonra pencere kenarında oturmuş düşünceli bir genç kız
Ergenlikte depresyon çoğu zaman sessizdir; dikkatli bakmak gerekir.

On beş yaşındaki bir genç son aylarda giderek odasına kapanıyor. Eskiden çok sevdiği basketbolu bırakmış, notları düşmüş, sabahları kalkmakta zorlanıyor, en küçük bir soruda sesini yükseltiyor. Aile önce bunun "ergenlik" olduğunu düşünüyor. Gerçekten de ergenlik duygusal dalgalanmaların doğal olduğu bir dönemdir. Ancak bu değişiklikler haftalarca sürüyor, gencin okul ve arkadaşlık hayatını etkiliyor ve giderek derinleşiyorsa, depresyon olasılığını konuşmak gerekir. Ergenlerde depresyon sanıldığından sık görülür ve doğru yaklaşımla iyi yanıt verir.

Ergenlikte depresyon nasıl görünür?

Yetişkinlerde depresyonun en belirgin yüzü üzüntüyken ergenlerde bu her zaman öyle değildir. Sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Öfke, tahammülsüzlük ve sık tartışmalar
  • Arkadaşlardan ve aile etkinliklerinden uzaklaşma
  • Eskiden zevk alınan uğraşlara karşı ilgisizlik
  • Ders başarısında belirgin düşüş, okulu aksatma
  • Gece geç saatlere kadar uyanık kalma, sabah kalkamama ya da çok uyuma
  • İştah değişiklikleri, kilo kaybı ya da artışı
  • Değersizlik, "hiçbir şey düzelmeyecek" düşünceleri
  • Kendine zarar verme davranışları, ölümden söz etme

Bu belirtilerin hepsinin bir arada olması gerekmez. Önemli olan, değişikliğin en az iki hafta sürmesi ve gencin günlük hayatını belirgin biçimde etkilemesidir.

Ölümden ya da kendine zarar vermekten söz eden bir genci asla geçiştirmeyin. Böyle bir durumda beklemeden en yakın acil servise başvurun ya da 112'yi arayın.

Olağan ergenlikten farkı nedir?

Ergenlikte zaman zaman içe kapanma, aileyle tartışma ve duygusal iniş çıkışlar beklenen durumlardır. Bu dalgalanmalar genellikle kısa sürer, genç arkadaşlarıyla vakit geçirmeye ve sevdiği şeylerden keyif almaya devam eder. Depresyonda ise karanlık bir hava sürekli hâle gelir, keyif alma yetisi kaybolur ve okul, arkadaşlık, aile ilişkileri gibi birden fazla alan etkilenir. Ayrımı yapmak her zaman kolay değildir; emin olunamadığında bir uzmanla konuşmak en doğrusudur.

Ergenlerde Depresyon — İstanbul

Risk etkenleri

Ailede depresyon öyküsü, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, ayrılık ya da kayıp, aile içi çatışmalar, kronik bedensel hastalıklar, öğrenme güçlükleri ve dikkat eksikliği depresyon riskini artırır. Uyku düzensizliği ve gece geç saatlere uzanan ekran kullanımı da belirtileri ağırlaştırabilir. Bu etkenleri anlamak, suçlu aramak için değil, tedavinin hangi alanlara odaklanacağını görmek içindir. Çoğu zaman tek bir neden değil, birkaç etkenin birikimi söz konusudur.

Değerlendirme nasıl yapılır?

İlk görüşmenin bir bölümü gençle, bir bölümü ebeveynlerle yapılır. Gencin kendi sözcükleriyle anlatabileceği güvenli bir alan oluşturmak bu sürecin en önemli parçasıdır. Belirtilerin başlangıcı, okul durumu, arkadaşlık ilişkileri, uyku, madde kullanımı ve kendine zarar verme düşünceleri ayrıntılı olarak ele alınır. Gerekli görülürse tiroit işlevleri ve kansızlık gibi durumlar için tetkik istenir. Eşlik eden kaygı, dikkat eksikliği ya da yeme bozukluğu belirtileri de değerlendirilir.

Tedavi seçenekleri

Psikoterapi: Hafif ve orta şiddetteki depresyonda bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi ilk sırada önerilir. Genç, olumsuz düşünce kalıplarını fark etmeyi, keyif veren etkinliklere yeniden dönmeyi ve ilişkilerindeki zorlukları ele almayı öğrenir.

İlaç tedavisi: Orta ve şiddetli depresyonda ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığında bazı antidepresanlar kullanılabilir. Bu ilaçlar ergenlerde dikkatle ve yakın izlemle verilir; tedavinin ilk haftalarında görüşmeler daha sık planlanır ve aile, gözlemlemesi gereken işaretler konusunda bilgilendirilir.

Aile görüşmeleri: Ebeveynlerin depresyonu anlaması, evdeki iletişimin yumuşaması ve gencin desteklendiğini hissetmesi iyileşmeyi hızlandırır.

Okul ve günlük hayat

Depresyon döneminde okul başarısı düşebilir; bu, tembellik değil hastalığın bir belirtisidir. Okulla iş birliği yapmak, ödev ve sınav yükünün geçici olarak düzenlenmesini sağlayabilir. Düzenli uyku, gün ışığında hareket, sevdiği bir uğraşa küçük adımlarla dönmek ve güvendiği arkadaşlarıyla temas, tedavinin destekleyicileridir.

Ekran, sosyal medya ve uyku

Gece yarısına kadar süren telefon kullanımı, ergenlerde depresyon belirtilerini hem besleyen hem de gizleyen bir etkendir. Uykunun bölünmesi ertesi günün enerjisini düşürür; sosyal medyadaki karşılaştırmalar ve dışlanma deneyimleri değersizlik duygusunu derinleştirebilir. Öte yandan bazı gençler için çevrim içi arkadaşlıklar önemli bir destek kaynağıdır. Bu yüzden amaç ekranı tamamen yasaklamak değil, gençle birlikte makul bir düzen kurmaktır: yatmadan bir saat önce ekranları kapatmak, telefonun geceleri yatak odası dışında şarj edilmesi ve gün içinde ekransız etkinliklere alan açmak gibi. Bu kuralların gençle konuşularak konması, uygulanma şansını artırır.

Ebeveynler ne yapabilir?

  1. Öğüt vermek yerine dinleyin; çözüm önermeden önce anlamaya çalışın.
  2. Değişiklikleri suçlamadan dile getirin: "Son zamanlarda çok yorgun görünüyorsun, merak ediyorum."
  3. Gencin mahremiyetine saygı gösterin, ama güvenlik konusunda net olun.
  4. Evdeki ilaçları ve kesici aletleri güvenli bir yerde tutun.
  5. Kendi yorgunluğunuz için de destek almaktan çekinmeyin.

Sık sorulanlar

Gencim doktora gitmek istemiyor, ne yapabiliriz?

Bu çok sık görülür. Önce ebeveynlerle görüşüp gence nasıl yaklaşılacağını planlamak, ilk adımı kolaylaştırır.

Antidepresanlar ergenlerde güvenli mi?

Doğru endikasyonla ve yakın izlemle kullanıldığında yararları risklerinden fazladır. İlk haftalarda daha sık kontrol yapılmasının nedeni budur.

Görüşmede söylediklerini bize anlatacak mısınız?

Gencin güvenini korumak için ayrıntılar paylaşılmaz; ancak güvenliğini tehdit eden durumlar her zaman aileyle konuşulur.

Tedavi ne kadar sürer?

Terapide ilk değişiklikler genellikle birkaç hafta içinde görülür. İlaç kullanılıyorsa iyileşmeden sonra da bir süre devam edilir; tedavinin bitişi gençle ve aileyle birlikte planlanır.

Gencinizdeki değişiklikleri konuşmak için bir görüşme talep edebilirsiniz; ilk görüşmenin bir bölümü gençle yalnız yapılır.

Randevu talebi →

Diğer hizmetler

  1. 01Otizm Spektrum BozukluğuOtizm bir hastalık değil, farklı gelişen bir sinir sistemidir. Erken fark edilip doğru desteklendiğinde çocukların iletişim ve bağımsızlık becerileri belirgin biçimde gelişir.
  2. 02Çocuklarda DEHBYerinde duramayan, ödevini bitiremeyen ya da sürekli dalıp giden bir çocuk "yaramaz" ya da "tembel" değildir. DEHB doğru tanınıp desteklendiğinde okul ve ev hayatı belirgin biçimde rahatlar.
  3. 03Çocuk ve Ergenlerde KaygıOkul kapısında bırakılmayan eller, her sabah başlayan karın ağrıları, kalabalıkta susan bir genç... Kaygı çocuklarda farklı görünür ama erken desteklendiğinde çok iyi yanıt verir.
  4. 04Depresyon TedavisiDepresyon bir irade zayıflığı değil, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa yardım istemek için beklemeye gerek yok.
  5. 05Anksiyete BozukluğuHerkes zaman zaman kaygılanır. Kaygı günün büyük kısmını kaplıyor, uykuyu ve işi etkiliyorsa artık bir belirtidir ve iyi yanıt veren bir tedavisi vardır.
  6. 06Panik Atak ve Panik BozuklukKalp çarpıntısı, nefes darlığı ve ölüm korkusu birkaç dakikada zirveye çıkar. Panik atak tehlikeli değildir ama çok korkutucudur; doğru tedaviyle nöbetler seyrekleşir ve biter.
  7. 07Bipolar BozuklukCoşkunun ve çöküşün uç noktalar arasında gidip geldiği bir tablo. İyi haber şu: düzenli izlemle dönemler seyrekleşir, hayat yeniden öngörülebilir olur.
  8. 08Erişkin DEHBDikkat eksikliği çocuklukta kalan bir sorun değildir. Yetişkinlikte unutkanlık, erteleme ve dağınıklık olarak sürer; doğru tanıyla günlük hayat belirgin biçimde kolaylaşır.